Ayvalık Tostu

Ayvalık tost ekmeğini ikili grup halinde kesin.Ortasını açıp kaşar peyniri ve sucuk dilimleri yerleştirin.Tost makinasında tostu hazırladıktan sonra makinadan alıp içini açın ve rus salatası,ikiye bölünmüş kornişon turşu,salçalı sosta pişirilmiş sosis ve dilimlenmiş domates ile içini doldurun .

Ayvalık Kültürü

Ayvalık Hakkında Ulaşmak istedikleniriniz Burada...

Ayvalıkta Çekilen Filmler

Sinemamızda yurt sevgisini anlatan güzel filmlerden biri.Ayvalıkta çekilmesi filmi biraz daha ön plana çıkarıyor.

Ayvalıkta Balıkçılık

Ayvalık eşsiz koylara, adalara sahip bir kıyı kenti.Bu kıyı ve adalarda masmavi deniz ve yemyeşil orman insana eşsiz bir huzur verir.

Ayvalık Haberler

Ayvalıkta Meydana Gelen Olaylar.

Sayfada Ara

12 Ocak 2012 Perşembe

Ayvalık’ı gezerken,Savaşın Çocukları,Kuşaklar,Girit’ten Cunda’ya,Ayvalık’tan Cunda’dan- Ahmet Yorulmaz

Ayvalık gönüllüsü Ahmet Yorulmaz Ayvalık’ta doğmuştur.Çağdaş Yunan edebiyatından çeviriler ,İstanbul,İzmir ve Ayvalıkta gazetecilik,otuz üç yılda Ayvalıkta kitapçılık (Geylan kitabevi*) yapmıştır.Halen kitap yazmaya devam ediyor.

Bu yazımla da sizlere yazarın beş adet kitabını;bir tanesi bir üçleme tanıtmak istiyorum.

Ayvalık’ı gezerken-Ahmet Yorulmaz
Ayvalık,Ege bölgesinin bir ilçesidir.Batısı deniz,kuzeyi Burhaniye,doğusu Bergama,güneyi Dikili’yle çevrilidir.
Ayvalık’ı gezerken kitabı;Ahmet Yorulmaz’ın ilk kitabı benim elimdeki Kasım 2005 tarihli genişletilmiş sekizinci basım.Bu kitap ilk 1977 yılında Geylan kitabevi tarafından basılmış.Bu bilgiyi şunun için yazıyorum;her basımda yeni eklenen bilgiler,resimler oluyormuş.Bundan dolayıda okurlar bu kitabı kütüphanelerine tarih sırasına göre yerleştiriyorlarmış.
Kitap oldukça geniş kapsamlı bir şekilde hazırlanmış;Ayvalık’ın jeomorfolojik yapısından tutun ilk ve orta çağlardaki Ayvalık’a kadar,Ayvalık adının nereden geldiğinden tutun Ayvalık’a nasıl ulaşılır,Ayvalık evlerinin özellikleri,Ayvalık yemekleri,tarih boyunca Ayvalık ve tabiki Cunda okadar özenilerek anlatılmışki sanki fotoğraf makinanız elinizde Ayvalık ve Cunda’yı adımlıyorsunuz.Ayrıca kitapta oldukça eski Ayvalık fotografları ve nefis suluboya resimler var.
Arka kapak içinde Ayvalık haritası ve planı da bulunuyor.
Gönül istiyorki ülkemizin her yeri hakkında böyle dopdolu kitaplar yazılsın.


Savaşın çocukları   Ahmet Yorulmaz
Savaşın çocukları,1948 yılında Ayvalık’ta ölen bir Girit mübadilinin bıraktığı üç defterdeki bilgiler ışığında oluşan,bir Girit nostaljisi anlatan üçlemenin ilk kitabıdır.
Aynakis Hasan’ın çocukluğundan Ayvalık’a gelene kadar yaşadıkları anlatılıyor bu ilk kitapta.
İlk Türk askeri 1645 te adaya çıkar ve alınması 1669 da tamamlanır.Türkler’in adayı Venediklilerden alması ,adada yaşayan Rum halk tarafından büyük sevinçle karşılanır.
Birlikte dostça yaşam başlar.Kitabın 20.sayfasındaki şu sözler bu durumu doğruluyor.”Mahallelerimiz ayrı değildi,Rumlarla iç içeydik.
Ayrı olan cami ve kiliseydi.Köyün imamı şerif efendi ile Papaz Trasakis’in birbirlerini selamlamalarının ,hatır sormalarının hoşluğunuda eklemem gerek
bu iki din adamının yapıcı davranışları sürdüğü müddetçe insanlarımız iyi geçinmiş,barış içinde bir arada mutlu yaşamışlardı.Ama sonra?…”
Sonra,başta Yunanistan olmak üzere bir çok batılı ülkenin kışkırtmasıyla adalı Rumlar Türkleri katletmeye başladı.Çoğu Türk adada ikibuçuk yüzyıl kadar geçmişleri olduğu için adayı terketmek yerine adada bölge değiştirmeyi ve yerleşmeyi tercih ettiler.Bu durum Aynakis Hasan ve ailesi içinde geçerliydi.
Yeni yerleşim yerine gelene kadar hem ailesinden hemde komşularından çok kayıplar verdi.Hayat devam ediyordu.Birçok farklı işlerde çalıştı.Savaş tutsağı bir Türk askerinden Türkçe öğrendi.Yine bazı Rumlarla dost oldu ama ne yazıkki ailesinin mezarlarını adada bırakarak Anadoluya kaçmak zorunda kaldı.
Çok başarılı bir kitap.Yurtdışında,mübadele ile ilgili konferanslarda üzerinde konuşulan bir kitap.

Kuşaklar /Ya da Ayvalık Yaşantısı Ahmet Yorulmaz
Mübadelenin sebeblerini ve sonuçlarını, Ayvalık’ta hayata gözlerini yuman bir mübadilin günlüğünden yararlanarak anlatan üçlemenin ikinci kitabıdır.(Savaşın çocukları/Girit’ten sonra Ayvalık,Kuşaklar / ya da Ayvalık yaşantısı,Girit’ten Cunda’ya).
Aynakis Hasan zor şartlar altında ve uzun süren bir yolculuktan sonra yakalanmamak için İtalya üzerinden İzmir’e oradan da Ayvalık’a ulaşır.Türkiye’ye ulaşan ilk mübadillerdendir.Büyük bir şans eseri kendisine Türkçe öğreten Türk askerininde Ayvalık’ta olduğunu öğrenir.Aynakis Hasan için hayat biraz da olsa kolaylaşmıştır.Yüzbaşı,Hasanaki’yi daha önce Midilli’den Ayvalık’a gelmiş kişilerle tanıştırır.Bu arada birde İstanbul-İzmir hattında çalışan gemilerde doktorluk yapan Doktor Şekip,emekli olup Ayvalık’a yerleşir.Doktor Şekip’in anlatıldığı bölümlerde,ilginç kişilik yapıları anlatılıyor.Böylece Ayvalıktaki yaşantıda anlatılmış oluyor.
Aynakis ,maddi olarak Giritteki yaşantısını sürdüremez,gelirken yanında getirdiği altınlar bitmiştir.Bu sayfalarda iskan işlerininde hakkıyla yapılamadığı anlatılır.Günler geçer,artık mübadiller gelmeye başlar.Girit’ten tanıdığı bir çok kişiyle birlikte Hasanaki’nin ablası da gelir.Aynakis,Midilli’den gelen bir mübadil hanımla evlenir,çocuklar dünyaya gelir.Hayat artık daha da zordur ama sürprizlerde henüz bitmemiştir.

Girit’ten Cunda’ya Ahmet Yorulmaz
Girit’ten Cunda’ya;1948 yılında Ayvalık’ta ölen bir Girit mübadilinin bıraktığı üç defterdeki
bilgiler ışığında oluşan,bir Girit nostaljisi anlatan üçlemenin üçüncü kitabıdır.İkinci kitap
olan Kuşaklar/ya da Ayvalık yaşantısı kitabını anlatan yazımı “hayat artık daha da
zordur ama sürprizlerde henüz bitmemiştir” diye bitirmiştim.
Aynakis’in Yunanistan’dan kaçmasini (Aynakis mübadeleden önce Türkiye’ye gelmiştir)
sağlayan sevgilisi bayan Marigo Ayvalığa Aynakis’i görmek için gelir.Ama Aynakis artık
evlidir ve çocukları vardır,bu durum karşısında Marigo asıl anlatmak istediklerini
anlatamadan Yunanistan’a geri döner.Bir oğullarının olduğunu;adının Hasanaki’yi
hatırlatması için Haralambos olduğunu ve artık birlikte yaşayabileceklerini söylemek
için gelmiş olduğunu söyleyemez.Hayata küser,kısa bir süre sonrada hayata gözlerini yumar.
Ama oğluna bütün gerçekleri anlatmıştır.Marigo’nun tek korkusu Haralambos’un babasının
Türk ve Müslüman olduğu için kendisini affetmeyeceği olasılığıdır.Çünkü Haralambos
okulda Türkler için çok farklı bilgilerle doldurulmuştur.
Kitabın ilk bölümünde Haralambos’un çocukluk ve ilk gençlik dönemi etrafında Yunanistan anlatılıyor.
İkinci bölüm yani bayan Marigo’nun ölümünden sonra;Haralambos babasını
bulmak için Ayvalık’a gelir.Amacı zor şartlarda yaşamını sürdüren babasına yardımcı
olmaktır. Haralambos’unda artık babasından başka kimsesi kalmamıştır.Kitabın sonuda
oldukça dokunaklı yazılmış.
Kitabın arka kapağında bu üçleme için;”bir Türk yazar tarafından yazılmış ilk ve tek
mübadele romanıdır” diye yazsada çok beğenerek okuduğum ve unutamadığım bir
kitap daha var. Kemal Yalçın’ın Emanet çeyiz.Lütfen bu üçlemeyide Emanet çeyiz
kitabınıda okuyunuz.

Ayvalık’tan Cunda’dan-Ahmet Yorulmaz
Bu kitap Ayvalığı Ayvalık yapanların anılarından oluşmuş.Kitabın her satırını yaşamış gibi hissettim kendimi;Ayvalık ve Cunda’yımı çok sevdiğim için yoksa Ahmet Yorulmaz’ın kaleminimi beğendiğim için bilemiyorum.Ama şunu biliyorum;Ahmet bey kitabı şu cümleyle bitiriyor “…Kimi sayfaları hikaye,kimi sayfaları düşünce,kimi sayfaları anekdotlardan,notlardan oluşan bu kitap,birtakım yerlerin ve anıların peşinde olanlarla ‘Ayvalığı sevenler ‘ içindir” .İşte ben onlardan biriyim.Eğer sizde öyleyseniz mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum

29 Aralık 2011 Perşembe

Midilli

         Midilli adası.Bu adnın tanıtımını yapmamın amacı cunda adasına çok benziyor olmasıdır.O kadar çok benziyor ki bi ara cunda fotoğraflarına bakıyorum sandım.Buyrun sizde bakın o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
            Midilli adası (Yunanca: Λέσβος 'Lésvos' Osmanlıca: مدللى"), Ege Denizi'nin kuzeydoğusunda bulunan, dağlık bir Yunan adası. Yunanistan'ın ana karasından çok Türkiye'nin Ayvalık ilçesine yakın olan ada, Girit ve Eğriboz'dan sonra Yunanistan'ın en büyük üçüncü adasıdır. Başkenti Mytilene'dir. Ünlü Yunan şairleri Alcaeus ve Sappho'nun memleketidir.

            Adaya Yunanistan'dan ulaşmak için deniz ve hava yolu kullanılmaktadır. Günde beş kez Atina'dan ve günde bir kez Selanik'ten uçak kalkmaktadır. Ayrıca haftada iki kez Sakız(Chios) ve Limni(Limnos) adalarından sefer bulunmaktadır. Adanın en yakınında Türkiye'nin Ege kıyıları bulunmaktadır ve adaya Ayvalık, Foça ve Dikili'den feribot seferleri yapılmaktadır. Adadaki karayolu ulaşım ağı özellikle başkent Midilli çevresinde gelişmiştir.
          Ayrıca 1467 yılında Barbaros Hayrettin paşa bu adada doğmuştur.







18 Aralık 2011 Pazar

Ayvalıkgücü yeni stadına kavuştu...

Bölgesel Amatör Ligi temsilcilerimizden Ayvalıkgücü Belediyespor sahasının onarımda olması nedeniyle kendi evinde oynaması gereken maçları Küçükköy Tafil Türkan Stadında oynuyordu Sahasındaki onarım çalışmaları sona eren Ayvalıkgücü Belediyespor BAL liginde ilk devrenin son maçı olan 10. haftasında Kara Biga İçdaşsporu Ayvalık Hüsnü Uğural Stadyumunda konuk ediyor oyun alanı suni çim olan ve türübünleri ile yedek kulübeleri yenilenen Hüsnü Uğural stadyumu pazar günü saat 13:30 da bu sezon ilk maçına sahne oluyor.





http://ayvalik.burhaniyehaber.com

13 Aralık 2011 Salı

Ayvalık Adalarında Nerede Dalınır


İlçe civarı balıkadamlar tarafından oldukça tercih edilen bir dalış bölgesi. Mercan reefleri açısından çok renkli zengin dip yapısı bulunan deniziyle, sualtı fotoğrafçıları tarafından da tercih ediliyor.

Toplu veya özel kurslarla dalmayı öğrenerek Ayvalık’ın sualtı zenginliklerini keşfedebilir veya sualtı avcılığı yapabilirsiniz. Ayvalık’ta mercan reefleriyle birlikte toplam 60 dalış noktası bulunmakta. Hava koşullarının kötü olduğu dönemlerde bile dalış yapılacak noktaların bulunduğu Ayvalık’ta derin, akıntı, gece ve reef dalışları yapılabilir.

Tabii'ki Ayvalık'da dalış deyince Midilli'ye kadar yaklaşan irili ufaklı adalar topluluğunu düşünmemiz gerekmektedir. Sizlere öncelikle Ayvalık yöresine ulaşımla ilgili bilgileri aktarmak istiyoruz. Biliyorsunuz dalış gezileri genellikle hafta sonları tertiplenmektedir, bunun için en ideal zaman, Cuma akşamları dalış kulüplerinin düzenlediği otobüslü tura katılmak veya münferid olarak kendi aracınızla oraya varmaktır. Ayvalık'da şehir içinde kalabileceğiniz ekonomik otellerin yanı sıra dilerseniz biraz daha lükse kaçıp Cunda adasındaki yalı otelleride tercih edebilirsiniz, orada kalmanızın avantajını geceleri sahil lokantalarında sunulan güzel meze ve balıkları tadarak elde edeceksiniz. Malzemesiz gitti iseniz, her türlü ekipmanı tekneden temin edebilirsiniz, her şekilde dalış tüpü ve ağırlık sizlere tekneden verilecekir, günde 2 dalış sistemine dayalı bir program artı öğlen yemekleride ücreti teknelerden alınabilmektedir.

Ayvalık adalarının çokluğu dalış noktası seçeneklerimizi artırmakla kalmayıp, aynı zamanda rüzgar ne yönden eserse essin mutlaka bir tarafında sakin suları bulup teknemizi bağlama imkanı bulabilmekteyiz.Fakat açık denizde bulunan ve en iyi dalış noktaları olan mercan resiflerine, rüzgarlı ve dalgalı havalarda demirlemek pek kolay olmamaktadır.


Adaların etrafında her dereceden bröveli dalgıçların dalabileceği derinlikde yerler mevcut iken açık sulardaki belirli taşlar 30mt'den başladığı için sadece deneyimli ve üst düzey sertifikalı dalıcılar için elverişlidir.

Şimdiler de Poseidon dalış okulu sahibi Mahmut Dönmez'in düzenlediği Ayvalık dalış gezilerine arkadaşlarla birlikte katılmaktayız ve otelimizin Cunda adasında olması bizlere dalış noktalarına daha erken varmamızı temin etmektedir. Kış aylarında denizsuyu ısısı 12¡-15¡lere düşmesine rağmen yaz ortas 3mm elbise ile dalabileceğiniz 20¡-25¡lere yükselmektedir.
Suda görüş mesafeniz, yakın zamanda yağmur yağıp yağmamasına bağlıdır, bir kaç gün evvel yağan yağmur görüş mesafesini asgariye indirmekte'dir, fakat yaz aylarında böyle bir sorun olmamaktadır.



Bütün denizlerimizde yaşanan ortak olumsuzluk buradada oraya çıkmaktadır. Dalıcılaran su altında görmek istedikleri canlı türleri, hatalı ve yoğun avlanma neticesi son derece azalmış olup, her sene bu açık giderek büyümektedir, tek tesellimiz Ayvalık yöresinde bulunan; Deli Memet, Ezherbey taşı ve Kerbela denen derin deniz dibi kayalıkları üzerinde bulunan ve dünyanın hiç bir yerinde rastlanmayan güzellikte Kırmızı Yelpaze Mercanları, az da olsa rastlanan böcek, orfoz ve mürenleri görebilmeniz mümkündür. Zaman içinde, atılan çapaların tahribatından bu bakir kayalarda nasibini alacak ve o güzelim koyu kırmızı mercanlar birer, ikişer yok olup, diğer yitiklerin arasına karışacaklardır.


Bütün dünyadaki dalış noktalarında, tekneler demir atmak yerine, dalınacak yöreye önceden hazırlanmış tonozların üzerindeki şamandıralara bağlanarak dalışlar yapılmaktadır. Böylece yöre korunmuş oluyor, bunun bir dezavantajıda tescillenen bu yerlere bütün dalış tekneleri gelip her tip dalıcıyı ticari maksatlarla aşağı yollayıp palet darbeleri ile tahribata sebebiyet vermektedirler.

Eski yıllarda anlatılan Ayvalık sularının balık zenginliklerinden artık eser kalmamıştır. görebildiklerimiz müren, mığrı, ahtapot böcek, karagöz sürüleri, birkaç orfoz, gelincik, lipsos ve gün balıklarından ibarettir. Ayvalığın turuncu sünger mercanlarıda çok popülerdir, yazın bazen mavi deniz analarını görebilirsiniz fakat uzak durmayı tercih edin yoksa çok kaşınırsınız!

Yörenin en popüler dalınacak adaları:
Meline adası, incirli ada , Kız adası, Güneş adası, Kara oda, Batık sığlığı.
Şimdiye kadar Ayvalık'da dalmadıysanız, bir hafta sonunuzu ayırıp bahsettiğim taşlara inmenizi öneririm, bazı dış ülkelerle boy ölçüşecek güzelliklerle karşılaşacaksınız! Aynı zamanda yörede güzel birde tatil yapmış olursunuz.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Ayvalık Adaları


Ayvalık Adaları Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı adalar topluluğu. İrili ufaklı birçok adadan oluşmaktadır. Bunlardan en büyüğü Alibey (Cunda) adasıdır. Köprü ile önce Lale adasına daha sonra dolgu ile Ayvalık'a bağlandığından artık yarımada özelliği taşımaktadır.
Ayvalık koyu 22 küçük adayı ve adacıkları barındırır. Cunda dışında hiçbirinde yerleşim yoktur. Yalnız en büyüklerinden olan Çıplak adada koyun sürüleri bulunmaktadır. Ara sıra balıkçılar mola verirler. Motorlarla bu adalara geziler düzenlenir. İnce kumlu, uzun plajı ile Altınova Ayvalık-Ören arasındadır. Yazlık tatil siteleri yoğundur.


AYVALIK ADA VE ADACIKLARI
Ayvalık Adaları kaynaklarda isim olarak Yund Adaları veya Cunda Adaları olarak da geçmektedir. Rumlar bu adalara Kokuluadalar manasına gelen Hekatonisa demişlerdir. Hekatonesos, Apollonnesos, Hekatonnesoi, Hekatos gibi farklı yazılışları da vardır.


Akoğlu adacığı / Kedi adası (Kopano)
Alibey Adası / Cunda (Nesos=Ada, Mosko, Yunda, Moshonisi, Moshinos=Kokuluada)
Çıplak (Chalkis, Cimno)
Çiçek (Argistra, Angistri)
Gizli kayalar (Petro=Kaya)
Göz
Güvercin / Kızlar Manastırı (St Giorgio / Aya Yorgi)
Hasır (Sefiri)
İkiz kayalar (Daskali, Daskalio)
İlyosta Büyük / Güneş / Fener (Ilyosta, Eleos=Güneş, Oilios)
İlyosta Küçük / Yumurta (Kilyosta, Eleos Pulo)
Kalemli (Kalamaki)
Kara / Balkan / Kutu (Kudho)
Kara ada / Kamış adası / Akvaryum (Kalamo, Kalamos)
Karaada Küçük
Karaada Büyük / Balık adası / Tavşan (Psariano=Balık)
Kayabaşı
Kılavuz / Mosko / Pınar / kılavuz (Mosko Pulo)
Kız (Ulya)
Kumru
Lale / Dolap / Soğan (Kromido)
Maden Büyük / Maden (Pirgo, Pordoselene, Pirgos=kale)
Maden Küçük
Melina
Mırmırcalar
Pirgos kayalıkları
Poyraz ada / İncirli / Yellice (Leyah)
Sazlı ada / Oker
Taş (Klavo)
Taşlı
Tavuk (St Yoannis)
Tüzüner
Yalnız
Yelken
Yuvarlak adacığı (Kalamo )

11 Aralık 2011 Pazar

Ayvalık'ta gün batımı bir başka güzel...

 Ayvalık’ta yaz-kış bir başka yaşanıyor.Ben Deniz tutkunlarının gözdesi olan Ayvalığın kışını daha çok seviyorum.Sessiz ve sakin bir zamandır kış.Sahilden geçerken denizin mis gibi iyotlu kokusunu hissedersin.Hele bir de günbatımı vardır bakmaya doyamazsın.Kızılın tonları harika bir ahenk içinde yansımaktadır.Buna bide denizin maviliği eklenince ortaya göz alıcı bir manzara çıkar.şimdi size o güzel manzaralardan bir kaç tanesini paylaşacam.( FrT)






10 Aralık 2011 Cumartesi

KOZAK YAYLASI

 

Kozak Yaylası:  Kozak Yaylası Bergama ile Ayvalık'ın arasında binlerce hektar üzerine yayılmış bir yayla. Yaylanın Balıkesir ve İzmir illerinde toprakları var. İster Bergama'dan ister Ayvalık'tan gidebilirsiniz. Bergama'dan minibüsler kalkıyor. Kozak yaylası Bergamaya 20 km uzaklıkta. 5 milyona yakın fıstık çamı ile kaplı bulunan yayla Ege’nin en güzel piknik, kamp ve gezi yerlerinden biri. 500 ile 1000 m arasında değişen bölgede buz gibi yayla sularına ve güzel çam havasına doyamazsınız. Bergama Krallığı'ndan beri fıstık çamına sahip bir bölge. Köylüler 5 milyon civarında ağaç olduğunu söylüyor. Şu anda yılda 800 tondan fazla fıstık elde ediliyor. Bergama’dan Kozak Yaylası’na çıkarken birçok yerde yol kanarı pınarlarına rastlayacak ve durmadan geçemeyeceksiniz.

Kozak’ta ne yapılır?
* Kozak, Bergama-Ayvalık arasında. Zaten bütün yol 67 km. Her metresi çok güzel. Her köye uğramak keyifli olabilir.
* Nebiler Köyü’ndeki şelale görülmeli. Küçük bir kaplıcası da var. Ayrıca mağarayı da kaçırmayın.
* Ayvatlar'da henüz kazı çalışmaları başlamamış bir antik kent var.
* Bölgede ilk yerleşim Atçılar'da başlamış. Gezerken aklınızda bulunsun.
* Göbeller'de kamp alanları ve yürüyüş parkurları var. Kuş gözlemciliği yapmaya da elverişli.
* Demircidere'de Türkmen geleneklerini gözlemlemek için biraz vakit ayırın.
* Aşağıbey'deki tarihi Roma hamamını mutlaka görün. Hele manzaralı bir köşesi var ki...
Kozak’ta ne yenir?
Yöresel peynirler, çamfıstığı ve üzüm! Demircidere'de çok güzel keşkek yapıyorlar. Bir de "gelin alma"da yapılan "sura" var. Kemiksiz kuzu kaburga, Kozak fıstığı, kuşüzümü ve dağlardan toplanan otlar hep birlikte fırınlanıyor.