Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; seyir halindeki
belediye otobüslerinde, kahvehanelerde, deniz kenarında ki
kafeteryalarda, semt pazarlarında, konuk edildikleri evlerde, cadde ve
sokaklarda oynadıkları ücretsiz tiyatro oyunlarıyla ülke genelindeki
kamuoyunun dikkatlerini üzerinde toplayan Şeref Çetin Tiyatrosu,
İstanbul-Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde yüksek lisans
tezi olarak hazırlanan bir belgesel filme konu oldu.
Ayvalık’ta çekilen, ‘Şeref Çetin Topluluğu ve Sokak Tiyatrosu’
başlıklı belgesel filme konu olan ekibin oyuncuları, kendilerini anlatan
filmde kendilerini canlandırarak, Türkiye ve dünyada şimdiye kadar
sokak tiyatrosu hakkında çekilmiş ilk belgesel filmle bir ilki
gerçekleştirdiler. İstanbul-Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümünde Master eğitimi gören Hacı Ahmet
Habip adlı bir öğrencinin yüksek lisans bitirme tezi olarak
yönetmenliğini üstlendiği belgeselin, uzun süren araştırmaların ardından
hayata geçtiği öğrenildi.
Ayvalık’ta faaliyet gösteren tiyatro topluluğunun ulusal medya
kuruluşlarının gazete ve televizyonlarına konu olan seyir halindeki halk
otobüsleri ile gurubun kurduğu Alo Tiyatro adlı telefon sistemiyle
evlere davet edilerek oynadıkları oyunların yanı sıra ilçenin cadde ve
sokaklarında gerçekleştirdikleri ücretsiz skeçlerden kısa kesitlerin yer
aldığı kısa metrajlı belgeselde, ekonomik olumsuzluklarla boğuşan
oyuncuların, bin bir güçlük ve tiyatro aşkıyla tiyatroyu izleyicinin
ayağına getirebilme çabaları adeta gözler önüne seriliyor.
Dünyadaki sokak tiyatrosunun günümüz tiyatrosuna uyarlanmış halinin
belgesel hale getirilmesinin amaçlandığı filmde, Şeref Çetin Tiyatro
topluluğunun sergiledikleri sokak gösterimlerinde seyirciyi sıkmadan
kısa süren oyunlarla toplumsal mesajları vermesinin vurgulanması ise
dikkat çekiyor.
Çektiği belgesel filminle, halkı sosyal sorumluluk projelerinin içine
sokabilmek, toplumda farkındalık sağlanması ve bu çalışmaların ücretsiz
yapılarak kalıcılığının ve devamlılığının sağlanmasını amaçladığını
kaydeden genç yönetmen Hacı Ahmet Habip, “Bu belgesel bir tez projesi
olarak ortaya çıktı. Sokak Tiyatrosunun kolları olan Pandomim,
Happining, Politik Tiyatro gibi oyunlar haberlere ve filmlere nadirde
olsa konu olmuştu. Ancak biz bu çalışmamızda yukarıdaki saydığımız
kolların dışında gerçek bir Sokak Tiyatrosunu ele alarak bir ilki
gerçekleştirdik” diye konuştu.

Türkiye’de tiyatro denilince akla, salon tiyatrosunun geldiğini ve bu
açıdan bakıldığında, toplumsal mesajları en iyi veren sokak tiyatrosu
ile salon tiyatrosunun birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Hacı
Ahmet Habip, daha önce sokak tiyatrosu ile ilgili kitapların
yayınlandığına ancak bir sokak tiyatrosunun yalın halde hiç bir
belgesele konu olmadığına dikkat çekti. Habip, “Bu perspektifte,
Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan bu çalışmayla sokak tiyatrosunu en
iyi şekilde anlatmaya çalıştık. Bu çalışmayı yaparken de ekip olarak
halktan maddi veya manevi hiçbir menfaat gözetmeyen Türkiye’de ki tek
ekip olduğunu gözlemlediğimiz Şeref Çetin Tiyatrosu ile bu projeyi
gerçekleştirdik. Şeref Çetin Tiyatro Topluluğunun, sokak tiyatrosuna
kattıklarının yanı sıra yaptıkları sokak gösterimlerinde halkın
anlayacağı üslubu kullanması ve sokak tiyatrosunun bilinen formunun bir
gurup tarafından güncellenerek yeniden şekillendirilmesin amacını,
gelişimini, görevlerini, içinde barındırdığı duvarlar ve iç dinamiği
kısaca sokak tiyatronun yapısını gözler önüne sermeye çalıştık. Ancak
yinede zamanın kısıtlı olması nedeniyle belgeselimizi ayrıntılı
çekemedik” diyerek, kendisine çekimler süresince destek veren arkadaşı
Selim Gül ve iki kamerana teşekkür etmeyi ihmal etmedi.
ŞEREF ÇETİN, “TARİHE GEÇTİK”
Öte yandan, toplumsal sorumluluk olarak gördükleri sokak tiyatrosu
ile tiyatro salonlarına çeşitli nedenlerle gelmeyen seyircinin ayağına
oyunlarını götürerek, tiyatroyu sevdirmeye çalışan faaliyetlerle tanınan
topluluğun kurucusu, oyuncusu ve yönetmeni Şeref Çetin ise, “Bir
belgesel filme konu olmak benim ve ekip arkadaşlarım için büyük bir onur
oldu. Büyük bir üniversite tarafından akademisyenlerce eğitim malzemesi
olacak bu çalışmayla bir anlamda tarihe geçtik. Bu belgesel birçok
eğitim kurumu tarafından da eğitici-öğretici bir nitelik taşıyor. Tabi
bu tip bir çalışmanın dünyada ve ülkemizde bir ilk olması da bizim
bambaşka gurur kaynağıdır. Bir nebze olsun katkımız olabilmişse ne mutlu
bize. Bu açıdan ben ve arkadaşlarım çok mutluyuz” diye konuştu.